15 Temmuz 2010 Perşembe

Yeni Sezon Turkuaz/Mavi Formaları...

TFF'nin yönergesine göre her sezon bir alternatif forma tercihini çoğu kulüpte farklı renklerde gördük. Antalyaspor'un mavi giymesi, Galatasaray'ın mor forması gibi. Geçtiğimiz sezon enine çizgili forma olarak kullandığımız bu alternatif formayı, bu sene biz de farklı renkte olarak kullanıyoruz. Bildiğim kadarıyla önce sarı renkte düşünülen bu forma, sarı rengin beğenilmemesi üzerine "Turkuaz" formalara döndü. Açık mavi de diyebileceğimiz bu formaları sanırım ilk olarak antrenörler giyiyor. Batuhan'ın Masörümüz'le beraber LigTV'ye verdiği bir röportajda bu formaları yakından görme imkanımız oldu. Tasarım olarak şık duruyor. Tek dileğim staddaki kırmızı şölenine gölge düşürmemesi. Yoksa diğer zamanlarda giymek için güzel bir tasarım olmuş. Milli takımımızın bile Turkuaz giydiğini düşünecek olursak yadırgamamak gerekir. İşte o röportaj ve yeni alternatif formamız olacağını düşündüğüm kutsal formamızdan bir kaç kare:





Sarı formamız:



Ve son olarak İ.B.B Hazırlık Maçımızda giydiğimiz ve sanırım T.F.F'ye bildirilen mavi formamız:



27 Haziran 2010 Pazar

Esstore'da İndirim Günleri...



Resmi lisanslı ürünlerinin satıldığı mağazamızda 2009-2010 sezonunun formaları ve tüm ürünleri yaklaşık %50ye varan indirimlerle satılıyor. Bugüne kadar sürekli pahalılığından, çeşit azlığından yakındığımız mağazamızın başına yeni yönetimle beraber Mustafa Akgören'in geçmesinden sonra ilk olumlu meyveyi alıyoruz gibi gözüküyor. Daha önceleri eski sezon ürünleri yazın hiçbir indirime girmezken, bu sefer böylesine bir indirim herkesi sevindirmiş olacak ki satışlar oldukça iyiymiş. Orijinal forma 45 TL, Sweet'ler, T-Shirt'ler 15-20 tl, Şapka 9 tl, Bayrak 5 tl, Kupa Bardaklar 5 tl, Bileklikler 3 tl... Herkesin alabileceği şeyler var yani. Çakma formalara 20 lira vereceğimize, orijinal taraftar formalarımız da 20 lira artık, ya da kulübümüzün orijinal kırmızı t-shirtlerinden birini alalım en kötü... Ben başta emeği geçen Mustafa Akgören ağabeyimiz olmak üzere herkese teşekkür etmeyi borç biliyorum. Eminim yeni sezonda, büyük taraftarımızın isteğine göre, ucuz ve geniş yelpazeli ürünleri tekrar bizlere sunacaktır.

Mağazamızda bulunan ürün listesi ve indirimli fiyatları artık resmi "esstore" sitemiz esstoreonline.com'da:


24 Haziran 2010 Perşembe

Erkan Zengin Resmen Es-Es'te!!



Kulübümüzün resmi sitesi eskisehirspor.org'da yayınlanan habere göre geçen sezon Beşiktaş'tan kiraladığımız ve başarılı bir performans gösteren Erkan Zengin ile 2 senelik sözleşme imzalanmış. Uzun süredir soru işareti olan bu transfer de tamamlanmış oldu böylece. Sağ kanat açısından tamamlayıcı bir transfer oldu sanıyorum. Burhan Eşer'in, Serdar'ın ve hatta Koray'ın da sağ açıkta oynayabildiğini düşününce sağ açık problemimiz kalmamıştır artık diye düşünüyorum. Bugünden sonra stoper - ön libero ve sol açık transferlerinde gözümüz. Erkan'ın son maçlardaki performansı sürerse Beşiktaş verdiği milyonlarla kafasını çok yerlere vurur. Darısı diğer transferlerimizin başına. Erkan camiamıza hayırlı ve uğurlu olsun. Hoşgeldin Erkan.

20 Haziran 2010 Pazar

Nice 45 Yıllara!...



Aklıma bundan 5 sene öncesi geliyor. Oyak Renaultspor'la oynuyoruz. Lige 4'te 4 yaparak girmiş bir takım, ve Lig B'deki bataklıktan kurtulmayı delicesine isteyen bir taraftar. Maç gece maçı, ama neye yarar? Seyircisiz. Stadyumun ışıkları yanıyor ve sağanak yağmur başlıyor. Bizse dışarıda sanki maçtaymışçasına coşkulu, heyecanlı... Önceki maçta olduğu gibi yine 4 golle kazanıyoruz. 5 maçta 16 gol atıp, 5'te 5 yapmış Anadolu Devi üstündeki ölü tozlarından arınıyor. Maç sonunda Atatürk Stadyumu'nun yanındaki sahanın tribünleri hınca hınç dolu; futbolcuları çağırıyoruz yağmura aldırış etmeden. Ve soyunma odalarından çıkan futbolcular koşarak geliyor yanımıza. Gözlerindeki inancı görüyorum futbolcularımızın. Herkes inanmış, herkes kenetli...

Derken o sezona 10 maçta 10 galibiyet yaparak, rekorla başlıyoruz. Her ne kadar sonunu çok iyi getiremesek de, playoff'larda Ankara'yı fethediyoruz. Ve Bank Asya 1. Lig... Koreolarla, şovlarla başladığımız; bizi Süper Lig'e taşıyacak bu yolculuk da uzun sürmüyor. İnanmışız çünkü, elele vermişiz hepimiz. Siyah gördüğümüz her yere kırmızı katmışız. Ve playofflarda bu sefer İnönü'de esiyoruz... 12 yıllık özlem bu dile kolay. Şehir adeta bayram havasında.

Ve bugün bakıyorum, herkesin elinde kızıl meşaleler. Aslında yanan meşaleler değil, yüreğimizdeki şampiyonluk ateşi yanıyor; kalbimizdeki bu ateş parlıyor artık. Bugüne kadar hep inanarak, kenetlenerek, içimizdeki ateşle bir şeyleri başardık. KoreoESES'le, BandoESES'le, Meşale Şovlarıyla tüm Türkiye'ye örnek olan biz, yine inanarak Süper Lig şampiyonluğuna ulaşacak güce sahibiz. Gün birlik olma günüdür, Anadolu Efsanesi'ni yeniden canlandırma günüdür. İyi ki hayatımızda varsın Es-Es'im. Şampiyonluk Görmeye Yetmese de Nefesim, Uğrunda Ölmeye Değersin Es-Es'im! 45. Yılımız Kutlu olsun.

2 Haziran 2010 Çarşamba

Salih Altın ve Tunay Acar Eskişehirspor'da mı?


Bugün eskisehirspor.com'daki habere göre Almanya 3. Liginde mücadele eden 2 genç gurbetçi oyuncu Salih Altın ve Tunay Acar ile anlaşılmak üzereymiş.


Kongreye saatlerin kaldığı şu günlerde kulüp transferden çok kongreye kitlenmiş durumda. Her ne kadar Halil Ünal tek aday girecek olsa da, mali bilançonun açıklanması ve yeni tüzük oluşturulması konusunda çalışmaların sürdüğünü düşünüyorum. Bu da transferi durdurmuşa benziyor.

Bu sessizlik bugünkü "gurbetçi oyuncu" isimleriyle tekrar hareketlilik kazanacağa benziyor. Gurbetçi oyuncu transferleri her zaman dikkatimi çekmiştir. Bunu en iyi yapan takım şüphesiz Gençlerbirliği. Bu sezon da yine gurbetçi avına başladı. Dış ülkelerde, özellikle Almanya kökenli gurbetçilerimiz altyapısı çok iyi bir şekilde geliyorlar. Çünkü sistem itibari ile oradaki genç antrenman şekli çok daha sıkı ve farklı diye biliyorum. Geçtiğimiz sene Gençlerbirliği'nin getirdiği Hurşut Meriç örneğin... Çok iyi bir performans sağladı ve rotasyondan gelerek büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra geçen sene
Kayserispor ve Kasımpaşaspor da gurbetçi oyuncularla ilgilendi. Kasımpaşa'nın bulup getirdiği Şahin
Aygüneş de oldukça adından söz ettirdi ve yanılmıyorsam genç milli takımda da oynuyor. Bu nedenle ben bu transferlere çok olumlu bakıyorum. Sol bekte zaten rotasyon sıkıntımız olduğu çok açık. O açıdan gerçekten çok iyi bir gelişme. Sağ açıkta da eğer "oynatılırsa", yeni bir yıldız neden kazanmayalım? Düşük maliyetle, yeni Adem'leri kazanabiliriz. Yeter ki Rıza Çalımbay bu sene Adem'e verdiği şansları gelecek sezon bu oyunculara versin. Uzun süredir kongreye kilitlenip transferde sessiz kalmıştık. İnşallah bu transferler de bir an önce sonlanır ve hayırlısı olur bizim için.

Salih Altın

Bu isimlerden sağ açık ve sol açık mevkiinde forma giyen Salih Altın ile ilgili bir kaç haber zaten Hürriyet gibi spor ajanslarında duyurulmuştu. 23 yaşındaki gurbetçimiz Almanya 3. Liginde forma giyiyor. 19 maçta oynamasına karşın, 11'inde dakika 70'ten sonra yedekten dahil edilmesi soru işareti. 2 kez Almanya U-19 takımında forma giymiş. Rekabetin bol olacağı bir mevkiiye geliyor. İnşallah forma şansını yakalar ve bu şansı formayı kaparak taçlandırır.


Tunay Acar

Sol bek pozisyonunda oynayan genç gurbetçi henüz 21 yaşında. Transferden önce baktığımızda ilk dikkatleri üzerine çeken şey oyuncunun menejeri oluyor. Ve bu isim de son günlerde Eskişehirspor'a yaptırdığı transferlerde adı sıkça geçen:
Ahmet Bulut.. Sol bekte forma giyen Tunay'ın milli takım karnesi de bulunuyor.. 4'ü de geçtiğimiz yıl olmak üzere 4 kez U-21 forması giymiş. Bunlardan 2'si Avrupa Şampiyona'sı elemelerinde resmi maç, 2 si de özel maç. 2 kez de U-20 takımımızın formasını giymiş. Genç milli takımımızda forma giymesi bence önemli bir artı. Altyapısı iyi olan bir oyuncuya benziyor. Bizim de sol açıktaki rotasyon eksikliğimizi düşünecek olursak faydalı olabilir. Volkan'ın eksikliğinde forma şansı da bulur. O da Almanya 3. Liginde mücadele veriyor. Bu sezon genelde takımının paf takımında 90 dakika mücadele etmiş. 13 maçın çoğunda 90 dakika çıkarmış. Daha sonra performansı beğenildiği için ya da sakatlıktan mı bilemiyorum, son maçlarda A takıma da yükselmiş. 5 maç da A takımda oynamış.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Eskişehirspor: 1 Sivasspor: 1


Ne kadar çok geç olsa da Sivasspor maçının yorumunu yapmak istiyorum. Hani aslında maç içerisinde yaşanan o tatsız anlar aklıma geldikçe yazasım kaçıyor ama ben o olaydan çok maçtan ve futboldan bahsetmek istiyorum.

Oldukça güzel bir havada, uzun zamandır hasret kaldığımız bir gece maçı bizleri bekliyordu. Sezonun kapanış maçı, her zamanki gibi açık tribün sahayı göstermeyen aşağı kısımları ve kenarları haricinde doluydu.

Maç başlarında öyle konsantre olamadan oynuyoruz ki kalemize gelen ilk atakta, belki de ilk pozisyon, Mehmet Yıldız'ın da hiç çaktırmadan eliyle almasıyla (ki statta biz de o an fark edemedik) 1-0 öne geçen Sivasspor'u görünce aklımda tek düşünce vardı: "Futbol bu dakikadan sonra bitmiştir." Zaten bunu da o dakikadan sonra 1 puanın kümede kalması için yeter olduğu Sivas, yavaş hareketlerle; Mehmet Yıldız harici hep defans yapmasıyla bize gösterdi. Kendi attıkları bir kornerde geride 5 adamla kaldıklarını gördükten sonra diyecek bir şey yok sanırım.

Sezer yine sol açık olarak başlatıldı. Ama anlayamıyorum ben. Trabzon maçındaki serbest pozisyondan sonra her maç neden Sezer sol açıkta ısrar ediliyor. Tamam sol açıktaki Bülent Kocabey sene sonu gidecek olabilir, iyi olmayabilir ama artık bu maçta da oynamayacaksa zaten ikinci yarı o adama boşu boşuna para vermişiz demektir. Erkan Zengin gerçekten formunun zirvesinde bir maç oynadı. Maçın adamıydı. Sezer'in serbest vuruşunda kaleciden seken topu tamamlayan genç oyuncumuz Veysel de Süper Lig'deki ilk golünü attı ama talihsiz bir şekilde sakatlanarak çıkmak zorunda kaldı. O dakikadan sonra zaten Ragıp çilesi kendini ortaya çıkardı. Çoktan futbolu bitirmiş olan Ragıp'a diyecek bir şey bulamıyorum ki zaten yollar da ayrıldı bildiğim kadarıyla. Kendisine bundan sonraki futbol yaşamında başarılar diliyorum...

Nadarevic her zamanki gibi tek başına defansta mücadele etti. Mehmet Yıldız'ı o ilk dakikada attığı golü saymazsak, hiç boşta bırakmadı. Gerekirse vücudunu da kullandı. Yani o Mehmet Yıldız gibi Süper Lig'in en fizikli ve fiziğini iyi kullanan hücumcusuna karşı oldukça iyi bir maç çıkardı. Bunun yanı sıra sakat sakat mücadele eden Sezgin'i de unutmamak gerek. Gerçekten o da bana kalırsa çok iyi mücadele etti. Alper orta sahada çalışkandı fakat eksiklikleri var. Özellikle hızlı hücumlarda daha iyi tercihler yapması gerekiyor. Topu bir an nereye atacağını şaşırabiliyor. Tabii bunlar zamanla olacak şeyler, tecrübesi arttıkça gitgide daha iyi olacaktır. Ön liberomuzda seneye rotasyon anlamında Veysel ve Alper varken sıkıntı yaşamayız orası kesin. Jaycee bir şeyler yapmaya çalıştı. O da vücudunu iyi kullanıyor. Hani sanki daha sık oynayabilse, biraz alışabilse iş yaparmış gibi. Seneye iyi bir hazırlık evresiyle Batuhan - Ümit - Jaycee hattında kimin oynayacağı konusunda tatlı bir rekabet bile olur. Koray'ın sanırım bir sakatlığı var haftalardır. Çünkü ağrı bantları takarak mücadele ediyor. Yine de elinden geleni yapmaya çalıştı bu maç çok göze batmasa da. El Saka, her topu ileri vurarak ne yapmaya çalışıyor onu anlayamadık. El Saka'nın yerine iyi bir stoper şart seneye orası kesin. Mehmet Yılmaz çok etkisizdi. Sakatlıktan döndükten sonra isteneni veremedi maalesef. Ama genel anlamda iyi bir sezon çıkardı. Beklentilerin çok çok üstündeydi. Onun dışında sonradan giren Ümit, yine sonradan dahil olan Aydın'a müthiş bir pas çıkarsa da Aydın pozisyonu çok güzel harcadı. Aydın'ın bonservisine 1 milyon istiyorlarmış. Şaka sanırım. Şahsen ben Aydın'a 250 bin Euro bile verilmesi taraftarı değilim. Bu isteksizlikle, istediği kadar tekniği olsun...

Hani maçta hiç tadım tuzum yoktu. O yüzden futbol adına da çok bir şey izleyemedik. Futbol harici her şey vardı maalesef. Sezonun son maçı olması tek tesellim. Herkesi eleştiriyoruz eleştirmesine, ama önce kendimizde bazı şeyleri görmeliyiz. Gelecek sezon, daha iyi bir tribün için, daha bütünleşmiş bir Eskişehirspor için "Biliçli Taraftar", "Bilinçli Yönetim" şart. Artık içimizdeki pisliklerden arınmayı başaralım. Bunun ilk ayağını da bedava hatır biletleri dağıtmayı bırakarak gerçekleştirsin yönetim. Sonra biliçli taraftarımız içinde kalmış tek tük çürükleri ayırmayı zaten başaracaktır. Bu sezonu Eskişehir'de böylelikle kapattık. İnşallah gelecek sezonda Avrupa Kupalarına mücadele eden Eskişehirspor'la tekrar buluşmak üzere.

13 Mayıs 2010 Perşembe

İkinci bomba! Burhan Eşer Es-Es'li gibi!



Her zaman olduğu gibi yine ilk haberleri veren "eskisehirspor.com" daki güvenilir isimlere göre Burhan Eşer'le ön anlaşma yapıldı. Bir aksilik çıkmaması durumunda Gençlerbirliği'nden bonservisi alınacak 25 yaşındaki oyuncu seneye Eskişehirspor forması giyecek!



Bilenler bilir, Burhan Eşer zaten 2 senedir istediğimiz, her transfer döneminde Rıza Çalımbay'ın gözdesi olan isimlerden biri. İki ayağını da kullanabiliyor ki, böylelikle orta sahanın sağ ve sol açık kısımlarında forma giyebiliyor.

Topla müthiş hızlanabilen, teknik ve pas yüzdesi yüksek bir oyuncu. Bu sene fazla forma şansı bulamaması ve Eskişehirspor'un 2 yıldır ısrarcı tutumu sonucu bize geldiğini düşünüyorum. En çok eleştiri alan yanı fizik ve pozisyon alma gibi konularda yetersiz olduğu. Ama ben bunda yeterli seviyede ilk 11'de şans bulamamasının olduğunu düşünüyorum. Çünkü ondan önceki sene (08-09 Sezonu) Burhan taraftarlar tarafından "Yılın Oyuncusu" seçilmişti. Sol kanattaki sıkıntımızı düşünecek olursak Burhan sol kanadımıza tamamen ilaç olur, gerçekten Sezer, Batuhan transferlerinden sonra yapacağımız en iyi transferlerden biri olacak. Erkan'ın da takıma katılmasıyla müthiş bir hücum hattı oluşturacağımızı düşünüyorum ve şimdiden heyecanlanıyorum. Rıza Hoca'nın da bu konuda artık kendini ve sistemini değiştirmesi gerekiyor. Burhan-Erkan-Sezer ve Batuhan'lı bir takım olursak hücumda,

Erkan ------- Sezer -------- Burhan
------------ Batuhan ---------------

taktiğiyle tek forvet çıkmamız, Sezer'in arkada serbest adam oynaması ve Erkan'la Burhan'ın kanatlardan top getirmeleri bizi Süper Lig'de çok çok iyi yerlere taşır. Burhan boş alan bulduğunda kanatlarda çok iyi işler yapabilen bir isim. Gençlerbirliği'nden sonra camiamız ve taraftarımızla da bütünleşirse, bu hücum hattıyla tüm takımların korkulu rüyası oluruz. Umarım camiamıza ve taraftarımıza hayırlı olur. Şimdiden hoş geldin diyelim!

Burhan Eşer İstatistikleri:

Sezon

Takımı

OM

AG

SK

KK

2009/2010

Gençlerbirliği

20

1

2

0

2008/2009

Gençlerbirliği

31

4

8

0

2007/2008

Gençlerbirliği

27

4

2

0

2006/2007

Diyarbakırspor

32

7

6

0

2005/2006

Diyarbakırspor

27

2

2

0

2004/2005

Diyarbakırspor

4

0

0

0


(OM: Oynadığı maç AG: Attığı Gol SK: Sarı Kart KK: Kırmızı Kart )

Related Posts with Thumbnails