9 Ağustos 2010 Pazartesi

Gözümüz Stoperde Kaldı...


Sezon başlamadan yapılan Batuhan transferi, ardından Burhan, Erkan Zengin, Emre Aygün... Ve sonrasında Pele ve Tello.. Şimdiye kadar transferde hiç olmadığı kadar mantıklı hareket ederken, bir yandan henüz bir stoper bulamamamız kafada soru işaretleri bırakıyor. Bunca emeğin yenilecek kötü gollerle heba olması bizi en çok üzen taraf olur. Bu yüzden yönetim sanıyorum gecesini gündüzüne vererek çalışıyor. Başta en büyük hatamız Zapotocny'e olan aşkımız oldu. Sürekli o gelecek diye bir şeyleri öteledik. Ligte 2 senedir mücadele eden ve ligi tanıyan, 2 sene şampiyonluk görmüş ve ayağa oynayan bu transfer gerçekten bize savunmada çok faydalı olurdu. Ama çıkmaz yola girdi. Defalarca kez "son görüşme" yapıldı Zapo'yla ve sonunda defter kapandı diyebiliriz. Şimdi daha akılcı yerlere yönelmiş durumda Halil Ünal. Zapotocny'i aratmayacak bir stoper getirme çabası içerisinde sanıyorum. Eğer bu transfer gerçekleşir ve uyum sağlarsa defanstaki problemimizi de çözmüş oluruz. Ayrıca yeni transferin Gençlerbirliği maçında oynayamayacağını da düşünürsek, umarım Rıza Çalımbay o bölge için bir şeyler planlıyordur. Hazırlık maçlarında alarm veren savunmamız, Gençlerbirliği önünde inşallah toparlanır. İnşallah Halil Ünal'ın peşinde koştuğu bu stoper transferi de bir an önce sonuçlanır ve transfer sayfasını kapatarak harikalar yaratacağımız bu güzel sezona evimizde başlarız. Gün ola hayrola.

6 Ağustos 2010 Cuma

Bruno Bertucci-Salih Altın-Tunay Acar-Allison ...

Bruno Bertucci... Corintihans takımından, 1 yıllık satın alma opsiyonuyla alındığı duyurulmuştu. Volkan Yaman'ın alternatifi olacak, diğer zamanlarda da A2'de oynayacak deniliyordu. Henüz 2 antrenmana katıldıktan sonra apar topar ülkesine geri yollandı... Kaldı ki, yabancı kontenjanında en rahat takımlardan biri olmamıza rağmen. Zamanın blog yazarları Roberto Carlos gittiğinde, onun yerine Fenerbahçe'nin Bruno'yu da alternatif olarak düşündüğünü yazmış. Altyapısı iyi bir oyuncuya benziyordu, Tello'yla da iyi anlaştıklarını duymuştuk. Sol bek gibi alternatifin olmadığı bir bölgede, Volkan'ın sakatlığı ya da cezası durumunda oynayabileceğini düşünürken bavulunu hazırladı. İnşallah, Adebayor zamanında Trabzonspor kampında beğenilmedi tarzda haberlere konu olmaz. Beni heyecanlandıran bir transferdi. Çünkü hızlı ve genç bir sol beke ihtiyacımız var uzun vadede. Olmadı. Yolu açık olsun.


Salih Altın ve Tunay Acar: Büyük umutlarla Türkiye'ye getirilen iki gurbetçimiz neyse ki diğerlerinin aksine bir kamp süreci geçirmiş oldukları için kendilerini şanslı sayabilirler. İşin şakası bir yana, gerçekten alternatif olarak düşünülen bu isimlerin hazırlık kampı süresince iyi bir performans sergilediği özellikle Tunay'ın çok iyi bir alternatif olacağı söyleniyordu. Sol bek, sağ bek oynayabilen Tunay'ın bu bölgelerde alternatifimiz bulunmadığı için iyi bir rotasyon oyuncusu olabileceği akıllara geliyordu. Maçlarda oynayamasalar bile yeni kurulan rezerv ligde kendilerini gösterme fırsatı bulabilirlerdi. Ama olmadı, bir sene kiralama yoluna gidilecekmiş. Boluspor'la anlaşabilecekleri gelen bilgiler arasında.

Allison Freitos: Transfer sezonuyla beraber, sanırım ilk konuşulan yabancılardan. Deneme amaçlı geldi. Avusturya kampına götürülmeden, fiziki olarak Süper Lig'i kaldıramayacağı için yollar ayrıldı. Oldukça genç bir isimdi. Bruno,Salih ya da Tunay'ın aksine, fazla bir futbol kariyerinin olmaması, gerçekten haklı çıkarabilir ki sanırım ortasahada görev alıyordu; o bölgedeki oyuncu enflasyonunu düşünürsek zaten oynayamayacağı aşikardı. Yetenek olarak oldukça iyi olduğu da söyleniyordu. Ama onun da sonu, denenmek için alındı denilenlerle aynı oldu.

Aklıma aynı bunun gibi Ahmet Sağlam geliyor. Kritik Trabzonspor maçında görev alıp, performansıyla "Acaba?" dedirtmişti ama sonra hiç şans verilmeyince kayboldu gitti. Ümit Milli takım kadrosunda oynayan ve büyük umutlar beslediğimiz Selçuk Alibaz'a ne oldu peki? Afyon'a kiralandı, bu sene yine gidecek yer arıyor. Ya da, 2 Lig'de gol kralı olan Abdullah Halman? Kimse, orası ikinci lig demesin. Bugün Valencia'da oynayacak Mehmet Topal, Çanakkale Dardanel'de oynamıyor muydu? Hem yaşı da o kadar fazla değil. Maalesef bu isimler de hocamızın gözüne giremedi. Alper Potuk ve Adem Sarı, kendilerini iyi kurtardılar belki de. Eh, ne diyelim. Hepsinin yolu açık olsun, daha iyilerini inşallah hep beraber izleriz.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Yeni Sezon Turkuaz/Mavi Formaları...

TFF'nin yönergesine göre her sezon bir alternatif forma tercihini çoğu kulüpte farklı renklerde gördük. Antalyaspor'un mavi giymesi, Galatasaray'ın mor forması gibi. Geçtiğimiz sezon enine çizgili forma olarak kullandığımız bu alternatif formayı, bu sene biz de farklı renkte olarak kullanıyoruz. Bildiğim kadarıyla önce sarı renkte düşünülen bu forma, sarı rengin beğenilmemesi üzerine "Turkuaz" formalara döndü. Açık mavi de diyebileceğimiz bu formaları sanırım ilk olarak antrenörler giyiyor. Batuhan'ın Masörümüz'le beraber LigTV'ye verdiği bir röportajda bu formaları yakından görme imkanımız oldu. Tasarım olarak şık duruyor. Tek dileğim staddaki kırmızı şölenine gölge düşürmemesi. Yoksa diğer zamanlarda giymek için güzel bir tasarım olmuş. Milli takımımızın bile Turkuaz giydiğini düşünecek olursak yadırgamamak gerekir. İşte o röportaj ve yeni alternatif formamız olacağını düşündüğüm kutsal formamızdan bir kaç kare:





Sarı formamız:



Ve son olarak İ.B.B Hazırlık Maçımızda giydiğimiz ve sanırım T.F.F'ye bildirilen mavi formamız:



27 Haziran 2010 Pazar

Esstore'da İndirim Günleri...



Resmi lisanslı ürünlerinin satıldığı mağazamızda 2009-2010 sezonunun formaları ve tüm ürünleri yaklaşık %50ye varan indirimlerle satılıyor. Bugüne kadar sürekli pahalılığından, çeşit azlığından yakındığımız mağazamızın başına yeni yönetimle beraber Mustafa Akgören'in geçmesinden sonra ilk olumlu meyveyi alıyoruz gibi gözüküyor. Daha önceleri eski sezon ürünleri yazın hiçbir indirime girmezken, bu sefer böylesine bir indirim herkesi sevindirmiş olacak ki satışlar oldukça iyiymiş. Orijinal forma 45 TL, Sweet'ler, T-Shirt'ler 15-20 tl, Şapka 9 tl, Bayrak 5 tl, Kupa Bardaklar 5 tl, Bileklikler 3 tl... Herkesin alabileceği şeyler var yani. Çakma formalara 20 lira vereceğimize, orijinal taraftar formalarımız da 20 lira artık, ya da kulübümüzün orijinal kırmızı t-shirtlerinden birini alalım en kötü... Ben başta emeği geçen Mustafa Akgören ağabeyimiz olmak üzere herkese teşekkür etmeyi borç biliyorum. Eminim yeni sezonda, büyük taraftarımızın isteğine göre, ucuz ve geniş yelpazeli ürünleri tekrar bizlere sunacaktır.

Mağazamızda bulunan ürün listesi ve indirimli fiyatları artık resmi "esstore" sitemiz esstoreonline.com'da:


24 Haziran 2010 Perşembe

Erkan Zengin Resmen Es-Es'te!!



Kulübümüzün resmi sitesi eskisehirspor.org'da yayınlanan habere göre geçen sezon Beşiktaş'tan kiraladığımız ve başarılı bir performans gösteren Erkan Zengin ile 2 senelik sözleşme imzalanmış. Uzun süredir soru işareti olan bu transfer de tamamlanmış oldu böylece. Sağ kanat açısından tamamlayıcı bir transfer oldu sanıyorum. Burhan Eşer'in, Serdar'ın ve hatta Koray'ın da sağ açıkta oynayabildiğini düşününce sağ açık problemimiz kalmamıştır artık diye düşünüyorum. Bugünden sonra stoper - ön libero ve sol açık transferlerinde gözümüz. Erkan'ın son maçlardaki performansı sürerse Beşiktaş verdiği milyonlarla kafasını çok yerlere vurur. Darısı diğer transferlerimizin başına. Erkan camiamıza hayırlı ve uğurlu olsun. Hoşgeldin Erkan.

20 Haziran 2010 Pazar

Nice 45 Yıllara!...



Aklıma bundan 5 sene öncesi geliyor. Oyak Renaultspor'la oynuyoruz. Lige 4'te 4 yaparak girmiş bir takım, ve Lig B'deki bataklıktan kurtulmayı delicesine isteyen bir taraftar. Maç gece maçı, ama neye yarar? Seyircisiz. Stadyumun ışıkları yanıyor ve sağanak yağmur başlıyor. Bizse dışarıda sanki maçtaymışçasına coşkulu, heyecanlı... Önceki maçta olduğu gibi yine 4 golle kazanıyoruz. 5 maçta 16 gol atıp, 5'te 5 yapmış Anadolu Devi üstündeki ölü tozlarından arınıyor. Maç sonunda Atatürk Stadyumu'nun yanındaki sahanın tribünleri hınca hınç dolu; futbolcuları çağırıyoruz yağmura aldırış etmeden. Ve soyunma odalarından çıkan futbolcular koşarak geliyor yanımıza. Gözlerindeki inancı görüyorum futbolcularımızın. Herkes inanmış, herkes kenetli...

Derken o sezona 10 maçta 10 galibiyet yaparak, rekorla başlıyoruz. Her ne kadar sonunu çok iyi getiremesek de, playoff'larda Ankara'yı fethediyoruz. Ve Bank Asya 1. Lig... Koreolarla, şovlarla başladığımız; bizi Süper Lig'e taşıyacak bu yolculuk da uzun sürmüyor. İnanmışız çünkü, elele vermişiz hepimiz. Siyah gördüğümüz her yere kırmızı katmışız. Ve playofflarda bu sefer İnönü'de esiyoruz... 12 yıllık özlem bu dile kolay. Şehir adeta bayram havasında.

Ve bugün bakıyorum, herkesin elinde kızıl meşaleler. Aslında yanan meşaleler değil, yüreğimizdeki şampiyonluk ateşi yanıyor; kalbimizdeki bu ateş parlıyor artık. Bugüne kadar hep inanarak, kenetlenerek, içimizdeki ateşle bir şeyleri başardık. KoreoESES'le, BandoESES'le, Meşale Şovlarıyla tüm Türkiye'ye örnek olan biz, yine inanarak Süper Lig şampiyonluğuna ulaşacak güce sahibiz. Gün birlik olma günüdür, Anadolu Efsanesi'ni yeniden canlandırma günüdür. İyi ki hayatımızda varsın Es-Es'im. Şampiyonluk Görmeye Yetmese de Nefesim, Uğrunda Ölmeye Değersin Es-Es'im! 45. Yılımız Kutlu olsun.

2 Haziran 2010 Çarşamba

Salih Altın ve Tunay Acar Eskişehirspor'da mı?


Bugün eskisehirspor.com'daki habere göre Almanya 3. Liginde mücadele eden 2 genç gurbetçi oyuncu Salih Altın ve Tunay Acar ile anlaşılmak üzereymiş.


Kongreye saatlerin kaldığı şu günlerde kulüp transferden çok kongreye kitlenmiş durumda. Her ne kadar Halil Ünal tek aday girecek olsa da, mali bilançonun açıklanması ve yeni tüzük oluşturulması konusunda çalışmaların sürdüğünü düşünüyorum. Bu da transferi durdurmuşa benziyor.

Bu sessizlik bugünkü "gurbetçi oyuncu" isimleriyle tekrar hareketlilik kazanacağa benziyor. Gurbetçi oyuncu transferleri her zaman dikkatimi çekmiştir. Bunu en iyi yapan takım şüphesiz Gençlerbirliği. Bu sezon da yine gurbetçi avına başladı. Dış ülkelerde, özellikle Almanya kökenli gurbetçilerimiz altyapısı çok iyi bir şekilde geliyorlar. Çünkü sistem itibari ile oradaki genç antrenman şekli çok daha sıkı ve farklı diye biliyorum. Geçtiğimiz sene Gençlerbirliği'nin getirdiği Hurşut Meriç örneğin... Çok iyi bir performans sağladı ve rotasyondan gelerek büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra geçen sene
Kayserispor ve Kasımpaşaspor da gurbetçi oyuncularla ilgilendi. Kasımpaşa'nın bulup getirdiği Şahin
Aygüneş de oldukça adından söz ettirdi ve yanılmıyorsam genç milli takımda da oynuyor. Bu nedenle ben bu transferlere çok olumlu bakıyorum. Sol bekte zaten rotasyon sıkıntımız olduğu çok açık. O açıdan gerçekten çok iyi bir gelişme. Sağ açıkta da eğer "oynatılırsa", yeni bir yıldız neden kazanmayalım? Düşük maliyetle, yeni Adem'leri kazanabiliriz. Yeter ki Rıza Çalımbay bu sene Adem'e verdiği şansları gelecek sezon bu oyunculara versin. Uzun süredir kongreye kilitlenip transferde sessiz kalmıştık. İnşallah bu transferler de bir an önce sonlanır ve hayırlısı olur bizim için.

Salih Altın

Bu isimlerden sağ açık ve sol açık mevkiinde forma giyen Salih Altın ile ilgili bir kaç haber zaten Hürriyet gibi spor ajanslarında duyurulmuştu. 23 yaşındaki gurbetçimiz Almanya 3. Liginde forma giyiyor. 19 maçta oynamasına karşın, 11'inde dakika 70'ten sonra yedekten dahil edilmesi soru işareti. 2 kez Almanya U-19 takımında forma giymiş. Rekabetin bol olacağı bir mevkiiye geliyor. İnşallah forma şansını yakalar ve bu şansı formayı kaparak taçlandırır.


Tunay Acar

Sol bek pozisyonunda oynayan genç gurbetçi henüz 21 yaşında. Transferden önce baktığımızda ilk dikkatleri üzerine çeken şey oyuncunun menejeri oluyor. Ve bu isim de son günlerde Eskişehirspor'a yaptırdığı transferlerde adı sıkça geçen:
Ahmet Bulut.. Sol bekte forma giyen Tunay'ın milli takım karnesi de bulunuyor.. 4'ü de geçtiğimiz yıl olmak üzere 4 kez U-21 forması giymiş. Bunlardan 2'si Avrupa Şampiyona'sı elemelerinde resmi maç, 2 si de özel maç. 2 kez de U-20 takımımızın formasını giymiş. Genç milli takımımızda forma giymesi bence önemli bir artı. Altyapısı iyi olan bir oyuncuya benziyor. Bizim de sol açıktaki rotasyon eksikliğimizi düşünecek olursak faydalı olabilir. Volkan'ın eksikliğinde forma şansı da bulur. O da Almanya 3. Liginde mücadele veriyor. Bu sezon genelde takımının paf takımında 90 dakika mücadele etmiş. 13 maçın çoğunda 90 dakika çıkarmış. Daha sonra performansı beğenildiği için ya da sakatlıktan mı bilemiyorum, son maçlarda A takıma da yükselmiş. 5 maç da A takımda oynamış.

Related Posts with Thumbnails